İngiliz Trust'ı ve Türk Saklı Payı: Tenkis Davası, Mirasçılar ve Malvarlığının Bulunduğu Yer
İngiliz hukukuna tabi bir trust, malvarlığını kendiliğinden Türk saklı pay kurallarının dışına çıkarmaz. Türk mahkemesi Türk vatandaşının mirasına Türk hukukunu uygular ve eşin, altsoyun veya ana babanın saklı payını zedeleyen sağlararası kazandırmaları tenkis edebilir. İngiliz mahkemesi ise İngiltere'deki malvarlığı üzerine geçerli olarak kurulmuş bir trust'ı genellikle ayakta tutar. Sonucu hangi mahkemenin karar verdiği, her malın nerede bulunduğu ve trust'ın nasıl kurulduğu belirler.

Pek çok Türk ailesi artık hayatının bir bölümünü Londra'da geçiriyor. Çocuklar İngiltere'de okuyor, Kensington veya Hampstead'de bir ev alınıyor, portföy bir Londra bankasında yönetiliyor, aile şirketi ise İstanbul'da kalıyor. Kurucu bir sonraki kuşak için planlama yapmaya başladığında, önerilen ilk yapı çoğu zaman İngiliz hukukuna tabi bir trust oluyor.
İngiliz hukuku kurucuya (settlor) geniş bir serbestlik tanır. Çocuklar veya eş için sabit paylar öngörmez ve usulüne uygun kurulmuş bir sağlararası trust, malvarlığını kurucunun terekesinden çıkarır. Türk hukuku ise tam tersi bir noktadan başlar. Altsoyu, ana babası veya eşi bulunan bir Türk vatandaşı mirasının yalnızca bir bölümünde serbestçe tasarruf edebilir. Geri kalan kısım saklı pay olarak korunur ve bu payı zedeleyen kazandırmalar tenkis davasıyla mahkemece indirilebilir.
Aileler bir İngiliz trust'ının malvarlığını Türk saklı pay talebine karşı koruyup korumadığını soruyor. Cevap dört şeye bağlıdır: hangi mahkemenin karar verdiği, her malın nerede bulunduğu, kurucunun vatandaşlığı ve domicile'ı, trust'ın nasıl ve ne zaman kurulduğu.
Bu yazı Türk ve İngiliz hukukunun bu soruya nasıl yaklaştığını, iki sistemin nerede buluştuğunu ve nerede ayrıldığını, bir trust'ı hangi planlama adımlarının daha dayanıklı kıldığını açıklıyor. Şirketin mülkiyet ve kontrolünü ele alan Türkiye'de aile şirketlerinde kuşak devri rehberimizin devamı niteliğindedir.
1. İki hukuk sistemi aynı tereke hakkında farklı sorular sorar
Türk ve İngiliz mahkemeleri farklı bağlama noktalarından yola çıkar.
Türk mahkemesi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 20. maddesinin birinci fıkrasını uygular. Miras, ölenin millî hukukuna tabidir ve Türkiye'deki taşınmazlara her zaman Türk hukuku uygulanır. 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi, Türk vatandaşlığı da bulunan çok uyruklu kişiler hakkında Türk hukukunun uygulanacağını ekler. Türk mahkemesinde Türk vatandaşı ya da hem Türk hem İngiliz vatandaşı olan kişi, nerede yaşamış olursa olsun, saklı paylar dâhil Türk miras hukukuna tabidir.
Ölen kişi ölüm anında yalnızca İngiliz vatandaşıysa durum değişir. Türk mahkemesi bu durumda Birleşik Krallık'ın millî hukukuna bakar. MÖHUK'un 2. maddesinin beşinci fıkrası, Birleşik Krallık içindeki hukuk düzenleri arasındaki seçimi Birleşik Krallık hukukuna bırakır; bu da İngiltere'de domicile sahibi bir kişi için İngiliz hukukunu gösterir. İngiliz hukukunda saklı pay yoktur, ancak Türkiye'deki taşınmazlar yine Türk hukukuna tabi olur. Vatandaşlık nadiren yalnızca miras nedeniyle değiştirilir, ama Türk vatandaşlığından zaten çıkmış aile bireyleri bakımından bu nokta önemlidir.
İngiliz mahkemesi vatandaşlığa değil, domicile'a bakar. Domicile, İngiliz hukukunda kişinin kalıcı olarak bağlı sayıldığı ülkeyi ifade eden bir kavramdır. Banka hesapları, yatırım portföyleri ve şirket payları gibi taşınırlarda miras, ölenin ölüm anında domicile'ının bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir. Taşınmazlarda ise miras, taşınmazın bulunduğu yer hukukuna tabidir. Changizi v Mayes [2024] EWHC 6 (Ch) kararında vasiyetçinin domicile'ı İspanya'daydı. Mahkeme, vasiyetnamenin İngiltere'deki uzun süreli kira hakkına (leasehold) bağlı taşınmazlara ilişkin kısmına İngiliz hukukunun uygulandığını kabul etti. Taşınmazların sonradan satılması da sonucu değiştirmedi.
Bu anlamda domicile bir common law kavramıdır. İkametgâhla aynı şey değildir ve İngiltere veraset vergisinin 6 Nisan 2025'ten bu yana kullandığı ikamet ölçütüyle de aynı değildir. Herkes doğumla bir menşe domicile'ı (domicile of origin) edinir; Türkiye'de doğmuş biri için bu Türkiye'dir. İngiltere'de seçilmiş bir domicile (domicile of choice) için orada ikamet etmek ve süresiz veya kalıcı olarak kalma niyeti taşımak gerekir. Mevcut domicile, değiştiği ispat edilene kadar devam ediyor sayılır. İstinaf Mahkemesi (Court of Appeal) Barlow Clowes International Ltd v Henwood [2008] EWCA Civ 577 kararında menşe domicile'ının kolay kolay kaybedilmediğini vurgulamıştır. Londra'da uzun süre yaşamak tek başına yeterli değildir.
Sonuç olarak aynı tereke iki farklı cevap alabilir. Yirmi yıldır Londra'da yaşayan ve orada kalmayı düşünen bir Türk vatandaşı, İngiliz mahkemesi için İngiltere'de domicile sahibi sayılabilir. Türk mahkemesi ise aynı kişiye Türk miras hukukunu uygulamaya devam eder.
2. Saklı pay altsoyu, ana babayı ve eşi korur
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 505. maddesine göre altsoyu, ana babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebilir. Kardeşlerin saklı payı, 506. maddede 5650 sayılı Kanun'la 2007'de yapılan değişiklikle kaldırılmıştır.
Saklı pay, yasal miras payının bir kesridir. 506. maddeye göre altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biridir. Sağ kalan eş için ise altsoy veya ana baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür.
Bir örnek rakamları netleştirir. Evli ve iki çocuk babası bir kişi ölüyor. 499. maddeye göre eşin yasal miras payı terekenin dörtte biridir, çocuklar kalan dörtte üçü paylaşır. Eşin saklı payı bu dörtte birin tamamıdır. Çocukların saklı payı dörtte üçün yarısı, yani sekizde üçtür. Toplamda terekenin sekizde beşi saklıdır. Baba sekizde üçte, yani yüzde 37,5'te serbestçe tasarruf edebilirdi. Yalnızca çocukları kalan dul bir baba ise yarısında tasarruf edebilir.
Hesap, ölenin ölüm anındaki malvarlığıyla sınırlı değildir. 507. madde borçları, cenaze giderlerini ve bazı başka kalemleri indirir. 508. madde ise sağlararası karşılıksız kazandırmaları, tenkise tabi oldukları ölçüde terekeye ekler. Ölümden yıllar önce mal aktarılmış bir trust da bu yolla hesaba girebilir.
Saklı pay kendiliğinden işlemez. Tasarruf edilebilir kısmı aşan bir tasarruf, mirasçı 560. madde uyarınca tenkis davası açmadıkça veya tenkisi def'i olarak ileri sürmedikçe hüküm doğurmaya devam eder.
3. Türk mahkemesinin tenkis edebileceği sağlararası kazandırmalar
TMK'nın 565. maddesi, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tabi olan sağlararası karşılıksız kazandırmaları sayar. Dört grup vardır.
Birinci grup, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan kazandırmaları, geri verilmemek kaydıyla altsoya malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yapılan kazandırmaları ve alışılmışın dışında verilen çeyiz ile kuruluş sermayesini kapsar. İkinci grup, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalardır. Üçüncü grup, mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tuttuğu bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yaptığı bütün bağışlamalardır. Dördüncü grup ise saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalardır.
Bu gruplar trust'ın kurgulanmasına doğrudan yansır. Dönülebilir bir trust, ne kadar önce kurulmuş olursa olsun üçüncü gruba girer, çünkü kurucu malvarlığını geri alma hakkını elinde tutmuştur. Kurucunun hayatının son yılında mal aktarılan dönülemez bir trust da bu gruba girer. Yıllar önce kurulmuş dönülemez bir trust ise ancak dördüncü grup kapsamında tenkis edilebilir. Bu durumda mirasçı, saklı payları etkisiz kılma amacının açık olduğunu ispat etmek zorundadır. Trust kurulurken kayda geçirilen gerekçeler bu yüzden gerçek bir ağırlık taşır.
Tenkis belirli bir sırayı izler. 570. maddeye göre önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir. Yetmezse sağlararası kazandırmalara geçilir ve en yeni tarihliden en eskisine doğru, saklı paylar tamamlanıncaya kadar geriye gidilir. Ölümden çok önce kurulmuş bir trust'a ancak tereke ve daha sonraki bağışlamalar yetmediğinde ulaşılır.
Tenkise tabi bir kazandırmayı alan kişi fazlayı geri verir. 566. maddeye göre iyiniyetli kişi yalnızca mirasın geçtiği anda elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. İyiniyetli olmayan kişi ise iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur. 567. madde ayrıca, mirasbırakanın üçüncü kişi lehine hayat sigortası yaptığı hâllerde sigorta alacağının ölüm anındaki satın alma değerinin tenkise tabi olduğunu belirtir. Bu, sigorta poliçeleri üzerine kurulan yapılar bakımından önemlidir.
4. Türk hukukunda trust yoktur, bu nedenle Türk mahkemesi kıyas yoluyla düşünür
Türkiye, Trustlara Uygulanacak Hukuk ve Trustların Tanınması Hakkında 1985 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraf değildir. Birleşik Krallık bu Sözleşme'ye Recognition of Trusts Act 1987 ile kanun gücü tanımıştır. Türk hukukunda trust'a karşılık gelen bir kurum yoktur ve bir İngiliz trust'ının tenkis davasında nasıl değerlendirileceğine karar veren yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlamadık.
Bir trust'la karşılaşan Türk mahkemesi onu Türk hukukunun kategorileri içinden değerlendirecektir. Kurucu, malvarlığını trustee'ye, yani trust malvarlığını yönetmekle yükümlü kişiye karşılıksız olarak devreder. Karşılıksızlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 285. maddesine göre bağışlamanın belirleyici unsurudur. Bir İngiliz trust'ının, Türk hukukundaki en yakın kurum olan vakıftan daha fazla korunması şaşırtıcı olurdu. TMK'nın 108. maddesi, vakfedenin mirasçıları ile alacaklılarının bağışlamaya ve ölüme bağlı tasarruflara ilişkin hükümler uyarınca dava haklarını açıkça saklı tutar. 372. madde aile vakfını yalnızca aile bireylerinin eğitim ve öğrenimleri, donanım ve desteklenmeleri gibi amaçlar için kabul eder. Bir malın aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesini ise yasaklar.
Belirsizlik ilkeden çok çarede yatar. Mülkiyet trustee'nin adına kayıtlıdır, yararlanan ise lehtarlardır. Türk hukukunda hangisinin doğru davalı olduğuna ilişkin yerleşik bir cevap yoktur. Dikkatli bir davacı hem trustee'yi hem de dağıtım almış lehtarları davalı gösterecektir. Trustee'lerin de buna göre hazırlanması gerekir.
5. Terekeye dâhil mallar Türkiye'deyse Türk mahkemesi davaya bakabilir
MÖHUK'un 43. maddesine göre mirasa ilişkin davalar, ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Son yerleşim yeri Türkiye'de değilse, davalar terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Londra'da domicile sahibi olarak ölen ama İstanbul'da bir daire, Türkiye'de bir banka hesabı veya bir Türk şirketinde pay bırakan bir Türk vatandaşını düşünelim. Bu terekeye ilişkin dava Türkiye'de açılabilir.
Türk kararının en kolay icra edildiği yer de Türkiye'deki malvarlığıdır. Trust bir Türk şirketinde pay veya Türkiye'de taşınmaz tutuyorsa, tenkis kararı bu mallara karşı başka bir ülke mahkemesinin yardımı olmadan icra edilebilir. Türkiye'deki taşınmazlar, malikin vatandaşlığı ne olursa olsun, MÖHUK'un 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca her zaman Türk miras hukukuna tabidir.
Türkiye'deki taşınmazı bir trust aracılığıyla tutmak ayrı bir güçlük doğurur. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesine göre yabancı ülkelerde kurulan ticaret şirketleri Türkiye'de ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz edinebilir; bir İngiliz trustee şirketi kural olarak tapuya malik olarak tescil edilemez. Uygulamada trust yapısındaki Türk taşınmazları, payları trustee'ye ait bir Türk şirketinde durur. Türk tapu sicili trust kaydetmez. Türk hukuku, bir malın başkası hesabına tutulmak üzere devrini inançlı işlem olarak görür: mülkiyet tam olarak geçer, devredenin ise yalnızca sözleşmeden doğan bir alacağı kalır. Yargıtay'ın 5 Şubat 1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bu ilişkinin yazılı delille ispatını arar. Bir Türk mahkemesinin trustee adına kayıtlı malları ayrı bir trust malvarlığı sayması beklenmez.
Yargıç ve trust hukuku uzmanı David Hayton da trustlara karşı ileri sürülen zorunlu mirasçılık talepleri bakımından aynı noktaya dikkat çekmiştir. Ona göre malvarlığı bir kıta Avrupası mahkemesinin erişimindeyse "territorial might prevails", yani ülke sınırları içindeki güç belirleyici olur. O mahkeme, ülkesi Sözleşme'yi uygulamaya koymuş olsun olmasın, bu malları zorunlu mirasçıların taleplerine açabilir.
6. İngiliz mahkemesinde İngiltere'deki malvarlığı üzerine geçerli olarak kurulmuş sağlararası trust genellikle ayakta kalır
Recognition of Trusts Act 1987, Lahey Sözleşmesi'ni Ek'inde (Schedule) düzenler. 11. madde, uygulanacak hukukuna göre kurulmuş bir trust'ın trust olarak tanınmasını ve trust malvarlığının ayrı bir malvarlığı oluşturmasını öngörür. 4. madde ise malvarlığının trustee'ye geçerli olarak devredilip devredilmediği yönündeki ön meseleyi Sözleşme'nin dışında bırakır.
15. madde, davaya bakan mahkemenin kendi kanunlar ihtilafı kurallarının yetkili kıldığı hukukun bazı konulardaki emredici kurallarını saklı tutar. Bunlar arasında miras hakları ve özellikle eşlerin ve hısımların saklı payları da vardır. Ancak 15. madde, her zorunlu mirasçılık talebinin başarılı olacağı anlamına gelmez. Davaya bakan mahkemenin kanunlar ihtilafı kurallarına atıf yapar ve mülkiyetin devrine ilişkin kuralları ayrıca saklı tutar.
İngiliz kanunlar ihtilafı kurallarına göre, İngiltere'deki mallar üzerinde İngiliz hukukuna göre geçerli olarak yapılmış bir sağlararası bağışlama, bağışlayanın ölümünde terekesinin parçası değildir. Mirasa uygulanacak hukuk bu nedenle ona ulaşmaz. Hayton'ın Sözleşme incelemesi tam olarak bu ayrımı yapar. Common law mahkemeleri, common law ülkelerinde bulunan mallar üzerinde geçerli olarak yapılmış bağışlamaları terekenin dışında sayar. Kıta Avrupası mahkemeleri ise bu bağışlamaları zorunlu payları karşılamak için kullanılabilir görür.
Bir Türk saklı pay talebini İngiliz hukukuna tabi bir sağlararası trust'a uygulayan bir İngiliz kararına rastlamadık. Yukarıdaki değerlendirme genel kuralları ve öncü doktrini yansıtır. Bir mahkeme bu meseleye karar verene kadar aileler bunu kesinlik değil, güçlü bir konum olarak görmelidir.
7. Kurucunun kontrolünde kalan bir trust her iki sistemde de risk altındadır
Kurucular için kurulan trustlar çoğu zaman kurucuya bazı yetkiler tanır. Kurucu trust'tan dönme, trustee atama ve azletme, yatırımlara yön verme veya lehtar ekleme yetkisini elinde tutabilir, hatta kendisi de lehtar olabilir. Lahey Sözleşmesi'nin 2. maddesi, kurucunun bazı hak ve yetkileri saklı tutmasının trust'ın varlığıyla mutlaka bağdaşmaz olmadığını kabul eder.
Türk mahkemesinin bu konuda daha az hoşgörülü olması beklenir. Saklı tutulan bir dönme yetkisi, trust'ı ne zaman kurulmuş olursa olsun TMK'nın 565. maddesindeki üçüncü gruba sokar. Daha geniş bir kontrol ise devrin hiçbir zaman yazıldığı gibi hüküm doğurmasının amaçlanmadığı iddiasını da destekleyebilir. TBK'nın 19. maddesine göre bir sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken ve yorumlanırken, tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Bu hüküm, Türk hukukunda muvazaalı işlemlerin dayanağıdır.
Bağışlama başka bir işlem gibi gösterildiğinde Türk mirasçıların bir yolu daha vardır. Yargıtay, 1 Nisan 1974 tarihli ve E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış gibi gösterdiği taşınmaz devirlerinin iptali için mirasçıların dava açabileceğine karar vermiştir. Bu yol yalnızca saklı paylı mirasçılara özgü değildir. Türkiye'deki bir taşınmazı, bedeli hiç ödenmeyen bir satışla bir yapıya aktarmak tam da bu davaya davetiye çıkarır.
İngiliz hukuku da görünüşte trust (sham trust) öğretisiyle benzer bir sonuca ulaşır. Tarafların gerçek iradesini yansıtmayan belgeler dikkate alınmaz. Her iki sistemde de kurucuyu malvarlığı üzerinde fiilî kontrol sahibi bırakan trust, saldırıya en açık olandır. Bir trust'ın sağladığı koruma, trustee'nin bağımsızlığıyla birlikte artar.
8. Ölümle geçen mallar farklı değerlendirilir
Yukarıda anlatılan koruma, kurucunun sağlığında terekesinden çıkmış mallar için geçerlidir. Kurucunun ölüm anında hâlâ sahibi olduğu mallar, vasiyetnameyle bir trust'a bırakılanlar dâhil, mirasın parçasıdır.
Bu mallarda İngiliz mahkemesi taşınırlara domicile hukukunu, taşınmazlara bulunduğu yer hukukunu uygular. Domicile'ı Türkiye'de olan bir Türk vatandaşı ölür ve İngiltere'deki banka hesaplarını veya yatırımlarını vasiyetnameyle bir trust'a bırakırsa, İngiliz mahkemesi bu taşınırların mirasına saklı paylar dâhil Türk hukukunu uygular. İngiltere'deki taşınmazlar ise Changizi v Mayes kararının da teyit ettiği gibi İngiliz hukukuna göre intikal eder.
Taşınır ile taşınmaz arasındaki çizgi beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Şirket payları, şirketin başlıca malvarlığı taşınmaz olsa bile taşınırdır. Al-Thani v Al Thani [2024] UKPC 35 kararında Privy Council, common law ilkelerini uygulayarak Britanya Virjin Adaları'nda kurulu bir şirketin paylarının ölenin domicile hukuku olan Katar hukukuna göre intikal ettiğine karar verdi. Domicile'ı Türkiye'de olan bir malik için Londra'daki bir evi şirket üzerinden tutmak, doğrudan tutulduğunda söz konusu olmayacak şekilde Türk miras hukukunu devreye sokabilir.
9. Türk tenkis kararı Londra'daki trustee'ye kendiliğinden ulaşmaz
Türkiye ile Birleşik Krallık arasında kararların tanınmasına ilişkin bir antlaşma yoktur. Birleşik Krallık'ta 1 Temmuz 2025'ten bu yana uygulanan 2019 tarihli Lahey Yargı Kararları Sözleşmesi de işe yaramaz. Türkiye bu Sözleşme'ye taraf değildir ve Sözleşme zaten vasiyet ve miras konularına uygulanmaz.
Bu nedenle bir Türk kararı İngiltere'de yalnızca common law yoluyla icra edilebilir. Bunun için davalı aleyhine verilmiş, kesinleşmiş bir para kararı gerekir. Davalı da Türkiye'de bulunmuş ya da Türk mahkemesinin yetkisine tabi olmuş olmalıdır. Yüksek Mahkeme (Supreme Court) bu bulunma ve yetkiye tabi olma kuralını Rubin v Eurofinance SA [2012] UKSC 46 kararında teyit etmiştir. Türkiye'de bulunmayan ve Türk davasına katılmayan bir İngiliz trustee genellikle bu kuralın dışında kalır.
Türk davası kendilerine tebliğ edilen trustee'ler gerçek bir kararla karşı karşıyadır. Davada esasa ilişkin savunma yapmak yetkiye tabi olma sayılabilir ve Türk kararının İngiltere'de kendilerine karşı icrasının yolunu açabilir. Civil Jurisdiction and Judgments Act 1982'nin 33. maddesine göre yalnızca yargı yetkisine itiraz etmek için davaya katılmak yetkiye tabi olma sayılmaz. Bu konuyu İstanbul ile Londra arasındaki paralel davalar yazımızda açıkladık. Davayı görmezden gelmenin de trust Türkiye'de malvarlığı tutuyorsa kendine özgü bir bedeli vardır.
Trustee'ler bu kararı tek başlarına vermek zorunda değildir. Civil Procedure Rules'un 64. Kısmı ve 64B sayılı Uygulama Talimatı (Practice Direction) uyarınca, bir davada savunma yapıp yapmama veya davayı sürdürüp sürdürmeme konusunda İngiliz mahkemesinden talimat isteyebilirler. Bu başvurular ilk aşamada kapalı duruşmada görülür. Başvurunun, davanın başarı şansına ilişkin uygun niteliklere sahip bir hukukçunun görüşüyle ve söz konusu değer ile muhtemel masraflara ilişkin tahminlerle desteklenmesi gerekir. Dava Türkiye'deyse bu, İngiliz başvurusu göz önünde tutularak hazırlanmış bir Türk hukuku görüşü demektir.
Aynı sınırlar ters yönde de geçerlidir. Trust'ı geçerli sayan bir İngiliz kararının Türkiye'de MÖHUK'un 50. ve 54. maddeleri uyarınca tenfizi veya tanınması gerekir. Bu hükümler karşılıklılık arar. Türk kamu düzenine açıkça aykırı kararları ve Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren konularda verilmiş kararları da dışarıda bırakır. Bu koşulları Türkiye'de yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi rehberimizde açıklıyoruz.
10. İngiliz domicile'ı farklı bir aile talebi getirir
Kurucu İngiltere ve Galler'de domicile sahibi olarak ölürse, İngiliz mahkemesi hiçbir sabit pay uygulamaz. Bunun yerine Inheritance (Provision for Family and Dependants) Act 1975'i uygular. 1. maddeye göre eş veya kayıtlı birlikte yaşam ortağı, çocuk ve bazı diğer aile üyeleri ile bakmakla yükümlü olunan kişiler, terekeden makul bir maddi destek sağlanmasını mahkemeden isteyebilir. Mahkemenin takdir yetkisi vardır. Sabit bir orana değil; ihtiyaçlara, kaynaklara, yükümlülüklere ve davranışlara bakar.
Başvurunun 4. madde uyarınca, kural olarak tereke temsil belgesinin (grant of representation) verilmesinden itibaren altı ay içinde yapılması gerekir. 10. madde mahkemenin bazı sağlararası bağışlamalara da ulaşmasını sağlar. Hüküm, ölenin ölümünden altı yıldan kısa bir süre önce, bu Kanun kapsamındaki bir başvuruyu boşa çıkarmak amacıyla ve tam bir karşılık almadan bir tasarrufta bulunduğu hâllerde uygulanır. Mahkeme bu durumda kazandırmayı alan kişinin başvuru sahibine para veya mal sağlamasına karar verebilir.
Londra'ya taşınmak aile taleplerini ortadan kaldırmaz. İngiliz mahkemesinde Türk saklı payının yerini takdire dayalı bir İngiliz talebi alır. Türk mahkemesinde ise Türk vatandaşına Türk hukuku uygulanmaya devam eder.
11. Bir örnek
A Bey adını vereceğimiz bir Türk vatandaşını düşünelim. On beş yıldır Londra'da yaşıyor ve orada kalmayı düşünüyor. Evli, iki yetişkin çocuğu var ve çocuklardan biriyle arası açık. Londra'da 4 milyon sterlin değerinde bir evi, bir Londra bankasında 6 milyon sterlinlik bir yatırım portföyü, İstanbul'daki aile şirketinde 5 milyon sterlin değerinde yüzde 60 payı ve İstanbul'da 1 milyon sterlinlik bir dairesi var.
A Bey 2027'de portföyü ve şirket paylarını dönülemez, takdire dayalı bir İngiliz trust'ına aktarıyor. 2034'te ölüyor ve vasiyetnamesiyle evi ve daireyi eşine bırakıyor. Arası açık olan oğul hiçbir şey almıyor ve talepte bulunmak istiyor.
Türk mahkemesinde oğul, dairenin bulunduğu İstanbul'da dava açabilir. Babası Türk vatandaşı olduğu için Türk hukuku uygulanır. Oğlun saklı payı, hesap matrahının on altıda üçüdür. Trust tenkis edilemiyorsa matrah 5 milyon sterlinlik terekedir ve payı yaklaşık 940.000 sterlindir. Oğul trust'ın saklı payları etkisiz kılmak amacıyla kurulduğunun açık olduğunu ispat ederse, trust malvarlığı terekeye eklenir, matrah 16 milyon sterline, payı da 3 milyon sterline çıkar. Önce vasiyetnamedeki kazandırmalar tenkis edilir, bunlarla karşılanamayan kısım ise en yeni sağlararası kazandırma olan trust'tan istenir.
Trust'a yönelik bu talep, Türkiye'de bulunan şirket paylarına karşı Türkiye'de icra edilebilir. Trustee Türk mahkemesinin yetkisine tabi olmadıkça Londra'daki portföye karşı İngiltere'de icra edilemez.
İngiliz mahkemesi A Bey'in domicile'ının İngiltere'de olduğunu kabul ederse, Londra'daki evin mirası İngiliz hukukuna tabi olur. İstanbul'daki daire ise bulunduğu yer hukuku olarak Türk hukukuna göre intikal eder. Trust ayakta kalır. Oğul, temsil belgesinin verilmesinden itibaren altı ay içinde 1975 tarihli Kanun uyarınca başvurabilir. Ancak trust ölümden altı yıldan daha uzun bir süre önce kurulduğu için 10. madde ona ulaşamaz.
Bu domicile sonucu kendiliğinden kabul edilemez. Mahkeme A Bey'in Türk menşe domicile'ını koruduğu sonucuna varırsa, oğul 1975 tarihli Kanun'a dayanarak başvuramaz ve terekede kalan taşınırlar Türk hukukuna göre intikal eder. İngiltere'deki mallar üzerine sağlığında kurulan trust yine ayakta kalır.
Ders şudur: yapının açık noktası şirket paylarıdır, Londra'daki mallar ise İngiltere'de sağlamdır. 2027'de trust kurulurken kayda geçirilen gerekçeler, oğlun trust'ı Türk hesabına hiç sokup sokamayacağını da belirleyecektir.
12. Bir trust'ı daha dayanıklı kılan önlemler
En güvenilir araç İngiliz değil, Türk hukukundandır. TMK'nın 528. maddesine göre mirasbırakan, bir mirasçısıyla karşılıklı veya karşılıksız mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder. Karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. 545. maddeye göre sözleşme resmî vasiyetname şeklinde yapılmalı ve taraflar sözleşmeyi resmî memur ile iki tanık önünde imzalamalıdır. Feragat etmiş bir mirasçının Türkiye'de talep edebileceği bir saklı payı yoktur. Trust'ın akıbeti de böylece bir mahkemenin onu nasıl nitelendireceğine bağlı olmaktan çıkar.
Feragat yoksa en güvenli yol, trust'a tasarruf edilebilir kısım içinde kalacak şekilde mal aktarmak ve aktarım anındaki değerlemeleri saklamaktır. 507. maddeye göre tasarruf edilebilir kısım terekenin ölüm günündeki durumuna göre hesaplanır. Kurulduğu sırada sınırın rahatça altında kalan bir trust, terekenin geri kalanı küçülürse sonradan bu sınırı aşabilir. Bir pay bırakmak ve durumu düzenli aralıklarla gözden geçirmek ihtiyatlı olur. Trust dönülemez olmalıdır, çünkü saklı tutulan bir dönme yetkisi onu ne zaman kurulmuş olursa olsun 565. maddenin kapsamına sokar. Mal aktarımı hayatın son yılına bırakılmamalıdır. Trust'ın gerekçeleri, örneğin aile şirketinin devamlılığı veya bakıma muhtaç bir çocuğun korunması, trust kurulurken kayda geçirilmelidir. Bu gerekçeler 565. maddenin dördüncü grubunu doğrudan etkiler.
Malların nerede bulunduğu, trust senedi kadar dikkat ister. Türkiye'deki mallar, hangi yapı içinde tutulursa tutulsun Türk kararının erişiminde kalır. Bazı aileler Türkiye'deki malları saklı paylara uyan bir Türk vasiyetnamesiyle bırakmayı, trust'ı ise Türkiye dışındaki mallar için kullanmayı tercih eder.
İki ülkedeki vasiyetnameler birbiriyle uyumlu olmalıdır. Türkiye ve Birleşik Krallık, ölüme bağlı tasarrufların şekline ilişkin 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraftır. Bu Sözleşme Türkiye'de MÖHUK'un 1. maddesinin ikinci fıkrasıyla saklı tutulur, İngiltere'de ise Wills Act 1963'ün 1. maddesine yansır. Buna göre vasiyetname, yapıldığı yerin hukukuna veya vasiyetçinin vatandaşlığının, domicile'ının ya da mutad meskeninin bulunduğu ülkenin hukukuna uygunsa şekil bakımından geçerlidir. İngiliz vasiyetnamesi ile Türk vasiyetnamesinin her biri hangi malları kapsadığını belirtmelidir ki biri diğerini yanlışlıkla ortadan kaldırmasın.
Mirasçılıktan çıkarma bir seçenek değildir. TMK'nın 510 ve 512. maddelerine göre saklı paylı mirasçı ancak ölüme bağlı tasarrufta belirtilen ağır sebeplerle mirasçılıktan çıkarılabilir. Mirasbırakana karşı ağır bir suç işlenmesi veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi bunlara örnektir. Aradaki küslük tek başına bir çıkarma sebebi değildir ve başarısız bir çıkarma, mirasçıya saklı payını bırakır.
13. Vergi her iki ülkede ayrı bir katmandır
İngiltere veraset vergisi (inheritance tax), 6 Nisan 2025'ten bu yana domicile'a değil uzun süreli ikamete dayanır. Vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği vergi yılından önceki yirmi vergi yılının en az onunda Birleşik Krallık'ta mukim olan kişi, uzun süreli UK mukimi sayılır. Trust içindeki yabancı mallar, kural olarak ancak kurucu ve bazı trustlarda lehtar olay tarihinde uzun süreli UK mukimi değilse vergi dışı mal (excluded property) sayılır. Birleşik Krallık'taki mallar ve Birleşik Krallık'taki konutlara ilişkin bazı dolaylı haklar vergi kapsamında kalır. Uzun süreli ikametten sonra Birleşik Krallık'tan ayrılan kişi, üç ila on yıl arasında bir süre daha vergi kapsamında kalır.
Birleşik Krallık'ın veraset vergisine ilişkin on ülkeyle anlaşması vardır ve Türkiye bunlardan biri değildir. Aynı malın iki ülkede vergilendirildiği hâllerde tek taraflı mahsup yine de mümkün olabilir.
Türk tarafında 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi, Türk vatandaşlarına ait malların, yurt dışında bulunanlar dâhil, veraset yoluyla veya ivazsız olarak intikalini vergiye tabi tutar. Türk vatandaşının Türkiye dışındaki malını iktisap eden ve Türkiye'de ikametgâhı olmayan yabancıyı ise kapsam dışında bırakır. Bu kuralların trust'a mal aktarılmasına ve sonraki dağıtımlara nasıl uygulanacağı, trust'a mal aktarılmadan önce her iki ülkedeki vergi danışmanlarıyla teyit edilmelidir.
14. Trust imzalanmadan önce cevaplanması gereken sorular
İlk soru, kurucunun bugün ve ölüm anında saklı paylı mirasçılarının kimler olacağıdır. Bir evlilik, boşanma veya torun doğumu payları değiştirir. İkinci soru, kurucunun vatandaşlığı ve domicile'ıdır, çünkü hangi mahkemenin hangi hukuku uygulayacağını bunlar belirler. Çok uyruklu bir kişi, İngiliz mahkemesi domicile hakkında ne sonuca varırsa varsın, Türkiye'de Türk vatandaşı olarak değerlendirilir.
Üçüncü soru, her malın nerede bulunduğu ve trust'a hiç girmesi gerekip gerekmediğidir. Türkiye'deki taşınmazlar ve Türk şirketlerindeki paylar Türk kararlarının erişimindedir. İngiltere'deki taşınmazlar ile İngiltere'deki taşınırlar ise ölümde farklı değerlendirilir. Dördüncü soru, mirasçılardan birinin mirastan feragat sözleşmesi imzalayıp imzalamayacağı ve hangi koşullarla imzalayacağıdır.
Son olarak trust senedi, kurucunun dilek mektubu (letter of wishes), vasiyetnameler ve aile şirketinin kurumsal belgeleri tutarlı tek bir hikâye anlatmalıdır. Tenkis davası belgeler üzerinden, çoğu zaman imzalarından on yıl sonra karara bağlanır. Aile ve kurucu şirketlerinde pay sahipleri sözleşmeleri rehberimiz, şirketin kendi belgelerinin planı nasıl destekleyebileceğini açıklıyor.
Sonuç
İngiliz trust'ı güçlü bir yapıdır, ama malvarlığını tek başına Türk saklı pay kurallarının dışına çıkarmaz. Türk mahkemesi Türk vatandaşlarına Türk miras hukukunu uygular. Dönülebilir trustları, hayatın son yılında mal aktarılmış trustları ve saklı payları etkisiz kılmak amacıyla kurulduğu açık olan trustları tenkis edebilir.
İngiliz mahkemesi aynı yapıya farklı bakar. İngiltere'deki mallar üzerine geçerli olarak kurulmuş bir sağlararası trust genellikle miras dışında kalır. İngiltere'deki bir trustee aleyhine verilen Türk kararı da ancak trustee Türkiye'de bulunmuşsa veya Türk mahkemesinin yetkisine tabi olmuşsa icra edilebilir. Ölümle geçen mallar ve Türkiye'de bulunan mallar ise farklı değerlendirilir.
Yapının ne kadar güçlü olduğu başlangıçta verilen kararlara bağlıdır. Bunlar arasında mümkün olduğunda saklı paylı mirasçıların feragati, dönülemezlik, zamanlama, gerçek amaçların kayda geçirilmesi ve hangi malların trust'a gireceği konusunda net bir görüş vardır.
Terziolu & Partners Nasıl Yardımcı Olabilir
Terziolu & Partners, gayrimenkul ve özel müvekkil çalışmaları kapsamında Türk ailelerine ve danışmanlarına Türk miras hukuku konusunda danışmanlık verir. Bu; saklı paylar ile tenkis davalarını, mirastan feragat sözleşmelerini, Türk vasiyetnamelerini ve yabancı yapıların Türk yargılamalarında nasıl değerlendirileceğini kapsar. Türk mahkemeleri önündeki miras uyuşmazlıklarında mirasçılar ve trustee'ler adına da çalışırız.
Bir planda İngiliz trust'ı, İngiltere'deki malvarlığı veya iki ülkede birden görülen yargılamalar söz konusuysa, Türk ve İngiliz adımları sınır ötesi hukuki koordinasyon çalışmalarımız yoluyla, her ülkede yetkin avukatlarla birlikte İstanbul ile Londra arasında koordine edilir. Bu, İngiliz mahkemelerinin ve trustee'lerin ihtiyaç duyduğu Türk hukuku görüşlerini de kapsar. İki ülkeyi ilgilendiren bir trust'ı, vasiyetnameyi veya talebi değerlendirmek için bizimle görüşün.
Seçilmiş Mevzuat, İçtihat ve Kaynaklar
Türkiye
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK): 108. madde (vakfedenin mirasçılarının ve alacaklılarının dava hakkı), 372. madde (aile vakfı), 499. madde (sağ kalan eş), 505 ila 508. maddeler (tasarruf edilebilir kısım ve saklı paylar), 510 ve 512. maddeler (mirasçılıktan çıkarma), 528. madde (mirastan feragat sözleşmesi), 545. madde (miras sözleşmesinin şekli), 560. madde (tenkis davası), 565 ila 567. maddeler (sağlararası kazandırmalar, geri verme borcu ve hayat sigortaları), 570. madde (tenkiste sıra) ve 571. madde (hak düşürücü süreler).
4 Mayıs 2007 tarihli ve 5650 sayılı Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun: kardeşlerin saklı payının kaldırılması (506. madde).
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK): 1. maddenin ikinci fıkrası (milletlerarası sözleşmeler), 2. maddenin beşinci fıkrası (birden fazla hukuk düzeni olan devletler), 4. madde (çok uyrukluluk), 20. madde (miras), 43. madde (miras davalarında yetki), 50 ve 54. maddeler (yabancı ilamların tenfizi).
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK): 19. madde (gerçek ve ortak irade; muvazaalı işlemler) ve 285. madde (bağışlamanın tanımı).
2644 sayılı Tapu Kanunu: 35. madde (yabancı uyruklu gerçek kişilerin ve yabancı ülkelerde kurulan şirketlerin taşınmaz edinimi).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 5 Şubat 1947, 20/6: inançlı işlem ve yazılı delil şartı.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 1 Nisan 1974, E. 1974/1, K. 1974/2: mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış gibi gösterilen taşınmaz devirleri (muris muvazaası).
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu: 1. madde (verginin konusu).
Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı, taraf durumu tabloları: 1985 tarihli Trust Sözleşmesi; ayrıca bkz. ölüme bağlı tasarrufların şekline ilişkin 1961 tarihli Sözleşme ve 2019 tarihli Yargı Kararları Sözleşmesi.
Birleşik Krallık
Recognition of Trusts Act 1987: Ek (Schedule), Lahey Trust Sözleşmesi'nin 2, 4, 11 ve 15. maddeleri.
Inheritance (Provision for Family and Dependants) Act 1975: 1. madde (başvurular), 3. madde (mahkemenin göz önünde tutacağı hususlar), 4. madde (başvuru süresi) ve 10. madde (başvuruyu boşa çıkarmaya yönelik tasarruflar).
Civil Procedure Rules, Part 64 ve Practice Direction 64B: trustee'lerin, bir davada savunma yapıp yapmama veya davayı sürdürüp sürdürmeme dâhil, mahkemeden talimat istemesi.
Wills Act 1963, 1. madde: vasiyetnamelerin şekil bakımından geçerliliği.
HMRC Inheritance Tax Manual, IHTM47001: uzun süreli UK ikameti ölçütü; ve IHTM27161: veraset vergisi anlaşmaları.
Barlow Clowes International Ltd v Henwood [2008] EWCA Civ 577: menşe domicile'ı, seçilmiş domicile ve devam karinesi.
Changizi v Mayes [2024] EWHC 6 (Ch): domicile'ı yurt dışında olan vasiyetçinin İngiltere'deki taşınmazları, bulunduğu yer hukuku olarak İngiliz hukukuna göre intikal eder.
Al-Thani v Al Thani [2024] UKPC 35: şirket payları miras bakımından taşınırdır ve domicile hukukuna göre intikal eder.
Rubin v Eurofinance SA; New Cap Reinsurance Corp v Grant [2012] UKSC 46: yabancı kararların common law'da bulunma veya yetkiye tabi olma esasına göre icrası.
David Hayton, The Hague Convention on Trusts (Bermuda, 23 Mayıs 2012): 15. madde ve trust malvarlığına karşı zorunlu mirasçılık talepleri.
İlgili Yazılar
- Şirketler ve Ticaret Hukuku
Türkiye'de Aile Şirketlerinde Devir: Hukuki Yapılandırma, Yönetişim ve Miras Planlaması
Aile şirketleri nadiren tek bir hukuki belge yüzünden başarısız olur. Genellikle mülkiyet, yönetim, miras, oy hakları, aile beklentileri ve ticari strateji çözümsüz bırakıldığında kırılganlaşırlar. Bu rehber, Türkiye'deki aile şirketlerinin devir, yönetişim ve uyuşmazlık önlemeyi, daha uyuşmazlık doğmadan nasıl yapılandırabileceğini anlatır.
- Uyuşmazlık Çözümü
Türkiye'de Yabancı Mahkeme Kararlarının ve Hakem Kararlarının Tenfizi
Yabancı mahkeme kararları ve hakem kararları Türkiye'de kendiliğinden icra edilemez. Alacaklılar, yatırımcılar ve uluslararası işletmeler; yurt dışında dava açmadan ya da Türkiye'deki mal varlığından tahsilat aramadan önce tanıma ve tenfiz sürecini anlamalıdır.
- Uyuşmazlık Çözümü
İstanbul ile Londra Arasında Paralel Davalar: Dava Yasağı Kararları, Derdestlik ve Mahkemeye Yarış
Türkiye–Birleşik Krallık arasındaki bir uyuşmazlık iki ülkenin mahkemesine birden taşındığında, mahkemelerden hiçbiri diğerine yol vermek zorunda değildir. Türk mahkemeleri İngiltere'de derdest bir davayı derdestlik saymaz; İngiliz mahkemeleri ise Londra tahkim veya yetki şartına aykırı olarak Türkiye'de açılmış bir davayı durdurmasını tarafa emredebilir. Sonucu çoğu zaman şartın kendisi, tarafların nerede yakalanabileceği ve ilk birkaç haftada atılan adımlar belirler.
- Şirketler ve Ticaret Hukuku
Aile ve Kurucu Şirketlerinde Pay Sahipleri Sözleşmesi: Türkiye Hukuk Rehberi
Pay sahipleri sözleşmesi yalnızca kurumsal bir formalite değil; bir kontrol, intikal, çıkış ve uyuşmazlık-önleme aracıdır. Türkiye'deki aile ve kurucu şirketlerinde yönetim, devir, kilitlenme, azınlık hakları, değerleme ve çıkış kurallarının netliği, devamlılık ile çatışma arasındaki farkı belirleyebilir.