Türkiye–Birleşik Krallık Sözleşmelerinde Tahkim Şartı: 2025 İngiliz Tahkim Kanunu Sonrasında İstanbul mu, Londra mı?
İngiliz hukuku, 1 Ağustos 2025'ten bu yana tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuku yeni bir kanuni kurala bağlıyor. Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmelerinde tahkim yeri, tahkim kurumu, şarta uygulanacak hukuk ve Türkiye'deki malvarlığına karşı tenfiz yolu artık sözleşmenin hazırlanması aşamasında birlikte kararlaştırılmalıdır.

Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ticari sözleşmelerin çoğunda fiyat, teslim, garantiler ve sorumluluk hükümleri tek tek müzakere edilir.
Uyuşmazlık çözümü şartı ise çoğu zaman en sona kalır ve kimi zaman önceki bir işlemden kopyalanır.
Oysa uyuşmazlığın nerede görüleceğini ve yargılamayı hangi ülke mahkemesinin denetleyeceğini bu şart belirler. Şartın kendi geçerliliğinin hangi hukuka göre değerlendirileceği de bu şartla belirlenir. Hakem kararının, karşı tarafın malvarlığının bulunduğu yerde tahsil edilebilir hâle gelip gelmeyeceği de sonuçta büyük ölçüde ona bağlıdır.
2025 tarihli İngiliz Tahkim Kanunu (Arbitration Act 2025), 1 Ağustos 2025'te İngiltere ve Galler ile Kuzey İrlanda'da yürürlüğe girdi. Sınır ötesi sözleşmeler bakımından en önemli değişiklik, tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuka ilişkin yeni bir kanuni kuraldır.
Bu kuralın yerini aldığı yaklaşımı, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi 2020'de Enka v Chubb kararıyla ortaya koymuştu. Bu davada Türk yüklenici Enka, Londra'yı tahkim yeri olarak belirleyen bir tahkim şartını korumak için dava açma yasağı kararı (anti-suit injunction) elde etmişti.
Türkiye ile Birleşik Krallık arasında sözleşme yapan taraflar için değişikliğin pratik bir sonucu vardır. Türk hukukuna tabi ve tahkim yeri Londra olan bir sözleşmeyi ya da İngiliz hukukuna tabi ve tahkim yeri İstanbul olan bir sözleşmeyi düşünelim. Tahkim şartına bugün uygulanacak hukuk, tarafların imza sırasında varsaydığı hukuk olmayabilir.
Bu yazı, Türk ve İngiliz hukukunun tahkim şartına nasıl yaklaştığını, iki sistemin nerede birleştiğini ve nerede hâlâ ayrışabileceğini ele alıyor. Ardından İstanbul ile Londra arasındaki tahkim yeri tercihine ve şartın iki sistemde birden işleyip işlemeyeceğini belirleyen hazırlık noktalarına geçiyor. Yazı, sürecin son aşamasını inceleyen Türkiye'de yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi rehberimizi tamamlar niteliktedir.
1. Tahkim şartı, kendi uygulanacak hukuku olan ayrı bir anlaşmadır
Her iki hukuk sistemi de tahkim şartını, içinde yer aldığı sözleşmeden ayrı bir anlaşma olarak kabul eder.
İngiliz hukukunda 1996 tarihli Tahkim Kanunu'nun (Arbitration Act 1996) 7. maddesi, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, asıl sözleşme geçersiz, yok hükmünde veya etkisiz olsa bile tahkim anlaşmasının bu nedenle geçersiz, yok hükmünde veya etkisiz sayılmayacağını öngörür.
Türk hukukunda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (MTUK) 4. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 412. maddesi aynı ilkeyi içerir. Asıl sözleşmenin geçersiz olduğu ileri sürülerek tahkime itiraz edilemez.
Tahkim şartı ayrı bir anlaşma olduğundan, asıl sözleşmeye uygulanan hukuktan farklı bir hukuka tabi olabilir.
Bu hukuk, tahkimin sonucunu çoğu zaman esasa girilmeden belirleyen sorulara cevap verir:
- şartın geçerli olarak kurulup kurulmadığı;
- hangi uyuşmazlıkları kapsadığı;
- şartı imzalamamış bir grup şirketini veya devralanı bağlayıp bağlamadığı; ve
- tahkimden önce öngörülen bir adımın tahkime başvuru hakkının şartı olup olmadığı.
Bir Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmesinde genellikle en az üç aday hukuk vardır: asıl sözleşme için seçilen hukuk, Türk hukuku ve İngiliz hukuku. Bunlardan hangisinin uygulanacağı sonucu belirleyebilir.
2. 2025 Kanunu, varsayılan kuralı tahkim yerinin hukukuna kaydırdı
2025 Kanunu 24 Şubat 2025'te Kraliyet onayını aldı. Esasa ilişkin hükümleri, 2025 tarihli Yürürlük Yönetmeliği (Arbitration Act 2025 (Commencement) Regulations 2025) uyarınca 1 Ağustos 2025'te yürürlüğe girdi.
Kanun, 1996 Kanunu'na yeni bir 6A maddesi ekledi. 6A maddesine göre tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuk şudur:
- tarafların tahkim anlaşmasına uygulanacağı konusunda açıkça anlaştıkları hukuk; veya
- böyle bir anlaşma yoksa tahkim yerinin hukuku.
6A maddesinin ikinci fıkrası, uygulamada en çok önem taşıyan kaydı getirir. Asıl sözleşmeye belirli bir hukukun uygulanacağına dair anlaşma, aynı hukukun tahkim anlaşmasına da uygulanacağı konusunda açık bir anlaşma oluşturmaz.
Bu düzenleme, Enka v Chubb kararında benimsenen başlangıç noktasını tersine çevirir. Enka kararına göre asıl sözleşme için yapılan hukuk seçimi kural olarak tahkim şartına da uygulanırdı. Mahkeme, ancak hiçbir hukuk seçilmemişse tahkim anlaşmasıyla en sıkı ilişkili hukuk olarak genellikle tahkim yerinin hukukunu uygulardı.
Yeni kural, antlaşmalarda veya Birleşik Krallık dışındaki bir ülkenin mevzuatında yer alan ve uyuşmazlıkların tahkime götürülmesine yönelik sürekli tekliflerden doğan tahkim anlaşmalarına uygulanmaz. Bu istisna esas olarak yatırım antlaşması tahkimini ilgilendirir.
Reformun iki yönü Türk taraflar için özellikle önemlidir.
Birincisi, 6A maddesi tahkim yeri İngiltere ve Galler veya Kuzey İrlanda dışında olsa bile uygulanır. 2025 Kanunu bu maddeyi, 1996 Kanunu'nun tahkim yerinden bağımsız olarak uygulanan hükümleri arasına ekledi. Dolayısıyla tahkim yeri İstanbul olan bir şartı inceleyen İngiliz mahkemesi de aynı kuraldan hareket eder.
İkincisi, 2025 Kanunu'nun 17. maddesine göre değişiklikler, ne zaman yapılmış olursa olsun tahkim anlaşmalarına uygulanır. 1 Ağustos 2025'ten önce başlamış tahkim yargılamalarına ve bunlarla bağlantılı mahkeme yargılamalarına ise uygulanmaz. Bu nedenle 2018'de imzalanmış bir şart, tahkim bugün başlarsa 6A maddesine göre değerlendirilir.
2025 Kanunu başka değişiklikler de getirdi; bunlar aşağıda ele alınıyor. Kanun, hakemler için kanuni bir açıklama yükümlülüğü, özet usulde hakem kararı verme yetkisi ve acil durum hakemlerine açık bir destek öngördü. Ayrıca mahkemenin üçüncü kişiler bakımından yetkilerine açıklık getirdi ve yetkiye ilişkin itirazların çerçevesini daralttı.
3. Türk hukuku benzer bir varsayılan kurala farklı bir yoldan ulaşır
Tahkim yeri Türkiye olan milletlerarası tahkimde MTUK'un 4. maddesi iki aşamalı bir ölçüt koyar. Tahkim anlaşması, tarafların ona uygulanmak üzere seçtiği hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna uygun olduğu takdirde geçerlidir. Yapı 6A maddesine benzer: önce şart için yapılan seçim, seçim yoksa tahkim yerinin hukuku.
Tenfiz kuralları da benzer bir mantık izler. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre Türk mahkemesi, tahkim anlaşması tarafların tabi kıldığı hukuka göre hükümsüzse yabancı hakem kararının tenfizini reddedebilir. Böyle bir anlaşma yoksa ölçüt, kararın verildiği ülkenin hukukudur. New York Sözleşmesi'nin (Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında Sözleşme) V(1)(a) maddesi de aynı yapıyı izler.
İngiliz hukukundaki varsayılan kural tahkim yerine kaydığından beri iki sistem olağan durumların çoğunda aynı yönü gösterir. Üç yaygın yapı bunu açıklar:
- Türk hukukuna tabi sözleşme, tahkim yeri Londra. 6A maddesi uyarınca İngiliz mahkemesi, taraflar şart için açıkça başka bir hukuk seçmedikçe tahkim şartına İngiliz hukukunu uygular. Türk tenfiz mahkemesi de tarafların şartı başka bir hukuka tabi kıldığı sonucuna varmadıkça İngiliz hukukunu uygular.
- İngiliz hukukuna tabi sözleşme, tahkim yeri İstanbul. Taraflar şart için bir hukuk seçmedikçe MTUK Türk hukukuna işaret eder; 6A maddesini uygulayan İngiliz mahkemesi de aynı sonuca ulaşır. Sözleşmelerinin her yönünün İngiliz hukukuna tabi olduğunu varsayan taraflar, tahkim şartlarının geçerliliğinin ve kapsamının Türk hukukuna tabi olduğunu görebilir.
- Şarta uygulanacak hukukun açıkça belirlenmesi. Şartın kendisi hangi hukuka tabi olduğunu belirtiyorsa, iki sistem de kendi tahkime elverişlilik ve kamu düzeni kuralları saklı kalmak üzere bu seçime kural olarak etki tanır.
4. İki sistem, neyin "seçim" sayılacağı konusunda hâlâ ayrışabilir
Bu yakınlaşmanın zayıf bir noktası vardır. 6A maddesinin ikinci fıkrası, İngiliz mahkemesine tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuku belirlerken asıl sözleşmedeki hukuk seçimi kaydını dikkate almamasını söyler. Türk mahkemelerinin tenfiz aşamasında uyguladığı New York Sözleşmesi ölçütünde ise böyle bir talimat yoktur.
Bu ölçütte soru, tarafların tahkim anlaşmasını tabi kıldıkları hukuka ilişkin herhangi bir işaret bulunup bulunmadığıdır. Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi, 2025 Kanunu'ndan önce verdiği Kabab-Ji v Kout Food Group kararında, asıl sözleşmedeki genel bir hukuk seçimi kaydının bu amaçla kural olarak yeterli bir işaret olacağına hükmetmiştir.
Türk mahkemesi Sözleşme'yi aynı şekilde yorumlarsa, Türk hukukuna tabi ve tahkim yeri Londra olan bir sözleşmedeki tahkim şartı Londra'da İngiliz hukukuna, Türkiye'de ise Türk hukukuna göre değerlendirilebilir. Soruların çoğunda sonuç değişmez. Ancak şartın kimleri bağladığı, kapsamının nereye kadar uzandığı veya kusurlu bir şartın ayakta tutulup tutulamayacağı gibi konularda sonuç farklılaşabilir.
Bu riski ortadan kaldırmanın en basit yolu, tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuku şartın içinde açıkça belirtmektir. Böylece iki sistem de en baştan aynı hukuka bakar.
5. Tahkim yeri bir duruşma mekânı değil, hukuki bir tercihtir
Tahkim yeri, tahkimin hukuki merkezidir. Yargılamaya hangi ülkenin tahkim hukukunun uygulanacağını, hakem heyetini hangi mahkemelerin denetleyeceğini, kararın nerede iptal edilebileceğini ve New York Sözleşmesi bakımından kararın nerede verilmiş sayılacağını belirler.
Tahkim yeri, duruşmanın yapıldığı yerle aynı şey değildir. ISTAC Kuralları da LCIA Kuralları da duruşmaların tahkim yeri dışında yapılmasına imkân tanır. Tahkim yeri Londra olan bir tahkimin duruşması İstanbul'da yapılabilir; bunun tersi de mümkündür.
Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmelerinde tercih genellikle İstanbul ile Londra arasındadır. Hiçbiri her sözleşme için doğru değildir. Belirleyici olan pratik etkenlerdir.
Tenfizin nerede yapılacağı. Karşı tarafın malvarlığı Türkiye'deyse, Londra'da verilen kararın New York Sözleşmesi ve MÖHUK'un 60 ila 63. maddeleri uyarınca bir Türk mahkemesince tanınması ve tenfiz edilmesi gerekir. Türkiye 1992'den beri Sözleşme'ye taraftır ve Sözleşme'nin uygulanmasını başka bir akit devlette verilen kararlarla ve Türk hukukuna göre ticari sayılan uyuşmazlıklarla sınırlayan çekinceler koymuştur. Birleşik Krallık da akit devlet olduğundan karşılıklılık çekincesi bir engel oluşturmaz.
Tenfiz ancak sınırlı sebeplerle reddedilebilir. Bu sebepler arasında tahkim anlaşmasının geçersizliği, usulüne uygun bildirim yapılmaması, kararın tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması ve kamu düzenine aykırılık yer alır. Dilekçeye tahkim anlaşmasının ve hakem kararının aslı veya onaylı örnekleri ile onaylı tercümeleri eklenmelidir. MÖHUK'un 60. maddesinin ikinci fıkrasına göre taraflar, tenfiz talebini inceleyecek Türk mahkemesinin yerini yazılı olarak kararlaştırabilir. Aksi hâlde yetki, aleyhine karar verilen tarafın Türkiye'deki yerleşim yerine, yoksa sakin olduğu yere, bu da yoksa icraya konu olabilecek malvarlığının bulunduğu yere göre belirlenir.
Karardan sonra ne olacağı. Malvarlığı Türkiye'deyse Londra'yı seçmek Türk mahkemelerinden kaçınmak anlamına gelmez. Değişen, orada yürütülecek yargılamanın türüdür. MÖHUK'un 61. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakem kararlarına kıyas yoluyla uygulanan 57. maddenin ikinci fıkrasına göre, tenfiz hakkındaki karara karşı kanun yoluna başvurulması kararın yerine getirilmesini durdurur.
İstanbul'da verilen milletlerarası bir hakem kararında yol farklıdır. MTUK'un 15. maddesine göre aleyhine karar verilen taraf, kararın bildiriminden itibaren 30 gün içinde yetkili bölge adliye mahkemesinde iptal davası açabilir. İptal davasının açılması kararın icrasını kendiliğinden durdurur. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı, iptal sebepleriyle sınırlı olarak temyiz yoluna da başvurulabilir. İptal davasının reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin belge verilir.
Denetim yetkisine sahip mahkeme. Tahkim yeri Londra ise denetim yetkisi İngiliz High Court'a, uygulamada genellikle Commercial Court'a (Ticaret Mahkemesi) aittir. Mahkeme önündeki itirazlar esasa ilişkin yetki (67. madde), ciddi usulsüzlük (68. madde) ve aksi kararlaştırılmadıkça hukuki meseleye ilişkin temyiz (69. madde) ile sınırlıdır. LCIA ve ICC Kuralları, hukuki meseleye ilişkin temyizi dışladığı genel olarak kabul edilen kanun yolundan feragat hükümleri içerir. Tahkim yeri İstanbul ise MTUK'un 15. maddesindeki iptal sebepleri büyük ölçüde UNCITRAL Model Kanunu'nu izler. Bunlara ek olarak kararın tahkim süresi dolduktan sonra verilmesi gibi Türk hukukuna özgü sebepler de vardır.
Dil, hakem heyeti ve süre. Tahkim yeri Türkiye olan tahkim, Türkçe veya Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan bir devletin resmî dilinde yürütülebilir; dolayısıyla İngilizce de kullanılabilir. MTUK'a göre hakem sayısı tek sayı olmalıdır.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, MTUK'a tabi hakem heyeti esas hakkındaki kararı tek hakemin seçildiği tarihten veya birden çok hakemli heyetin ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde vermelidir. Süre, tarafların anlaşmasıyla veya anlaşma sağlanamazsa taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece uzatılabilir; başvuru reddedilirse yargılama sürenin sonunda sona erer. Süresi dışında verilen karar iptal edilebileceğinden, tahkim yeri olarak İstanbul'u seçen taraflar, kurum kuralları dâhil olmak üzere anlaşmalarının bu süreyi düzenlediğinden emin olmalıdır.
6. Tahkim kurumu, tahkim yerinden ayrı bir karardır
Tahkim yerini belirlemek ile tahkim kurumunu belirlemek ayrı kararlardır.
İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), 2014 tarihli ve 6570 sayılı Kanun'la kurulmuştur ve hem millî hem milletlerarası tahkim hizmeti verir. ISTAC Tahkim Kuralları'na göre taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tahkim yeri İstanbul'dur. Kurallar acil durum hakemine ilişkin hükümler ve Kurallar'da belirlenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklar için hızlandırılmış tahkim kuralları içerir. ISTAC'ın örnek tahkim şartı tahkim yerini isteğe bağlı bir ek olarak gösterir; Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmesinde ise tahkim yeri mutlaka yazılmalıdır.
2020 tarihli LCIA Tahkim Kuralları'na göre anlaşma yoksa, hakem heyeti aksine karar vermedikçe tahkim yeri Londra'dır. 16.4. madde, taraflar yazılı olarak başka bir hukuk üzerinde anlaşmadıkça tahkim anlaşmasına tahkim yerinin hukukunun uygulanacağını öngörür. 1 Haziran 2026'dan itibaren başlatılan tahkimlere uygulanan 2026 tarihli ICC Tahkim Kuralları'na göre, taraflar tahkim yerini kararlaştırmamışsa yer ICC Uluslararası Tahkim Divanı tarafından belirlenir.
Bu varsayılan kurallar, tahkim yeri belirtmeden yalnızca bir kurumu anan şartın boş olmadığı anlamına gelir. Ancak böyle bir şart, tarafların hiç düşünmediği bir tahkim yerine ve dolayısıyla seçmedikleri bir denetim mahkemesine ve iptal rejimine yol açabilir.
Bir kurumu diğer ülkedeki bir tahkim yeriyle birleştirmek mümkündür. ICC veya LCIA tahkiminin yeri İstanbul, ISTAC tahkiminin yeri Londra olabilir. Her birleşimde kurum kurallarının tahkim yerinin emredici hukukuyla nasıl etkileşeceği kontrol edilmelidir.
Kurum adları da kesin olmalıdır. ISTAC Kuralları, "İTM", "ISTAC" veya benzeri ifadelere yapılan atıfları ISTAC Kuralları'nın seçilmesi olarak kabul eder. Başka durumlarda hatalı adlandırılmış veya var olmayan bir kurum, şartın uygulanamaz olduğu iddiasına kapı açar.
Gizlilik de tahkim yerinin ve kuralların önem taşıdığı bir konudur. İngiliz hukuku, İstinaf Mahkemesi'nin (Court of Appeal) Emmott v Michael Wilson & Partners kararında teyit ettiği üzere, tahkim anlaşmalarına zımni bir gizlilik yükümlülüğü yükler. 2025 Kanunu bu yükümlülüğü kanunlaştırmamıştır. MTUK'ta genel bir gizlilik hükmü yoktur. ISTAC Kuralları, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça yargılamanın gizli olduğunu öngörür; LCIA Kuralları bir gizlilik taahhüdü içerir; 2026 tarihli ICC Kuralları ise hakemleri gizlilikle yükümlü tutar, ancak taraflar için varsayılan bir gizlilik yükümlülüğü öngörmez ve bunu tarafların anlaşmasına veya hakem heyetinin kararlarına bırakır. Gizlilik ticari açıdan önemliyse şartta açıkça düzenlenmelidir.
7. Maliyet ve süreyi şehirden çok ücret modeli belirler
İstanbul ile Londra arasında tercih yapılırken ilk pratik sorular genellikle maliyet ve süredir. Üç kurum ücretlerini farklı yöntemlerle belirler ve her biri dosyalarının ne kadar sürdüğüne ilişkin veri yayımlar.
- ISTAC: idari giderler ve hakem ücretleri, uyuşmazlık değerine göre Türk lirası cinsinden belirlenmiş bir tarifeyi izler; hakem ücretleri taraflarla kararlaştırılmaz, ISTAC Tahkim Divanı tarafından belirlenir. ISTAC Kuralları'na göre karar, görev belgesinden itibaren altı ay içinde verilir ve bu süre uzatılabilir; hızlandırılmış tahkimde ise dosyanın tek hakeme gönderilmesinden itibaren üç ay içinde verilir. ISTAC'ın verilerine göre 2025'te normal usuldeki dosyaların %82'si altı ay ile bir yıl arasında, hızlandırılmış dosyaların %86'sı üç ay içinde sonuçlanmıştır.
- LCIA: ücretler uyuşmazlık değerine bağlı değildir. Hakemler saat ücreti üzerinden çalışır; 2023 tarihli LCIA Tahkim Masrafları Tarifesi'ne göre bu ücretler kural olarak saat başına 250 ile 650 sterlin arasındadır. LCIA buna bir kayıt ücreti, saat esaslı idari ücretler ve hakem ücretlerinin %5'ini ekler. LCIA'nın 2017 ile Mayıs 2024 arasında nihai kararla sonuçlanan dosyalara ilişkin 2024 tarihli analizine göre hakem ücretleri ile LCIA ücretlerinin toplamında medyan 117.653 ABD doları, medyan süre ise 20 aydır.
- ICC: idari giderler ve hakem ücretleri, 2026 tarihli ICC Kuralları'yla getirilen Ücret Tarifesi'ndeki, uyuşmazlık değerine dayalı ölçeğe göre hesaplanır. ICC'nin verilerine göre 2025'te nihai kararla sonuçlanan dosyalarda ortalama süre 27 ay, medyan süre 23 aydır. 1 Haziran 2026'dan itibaren yapılan tahkim anlaşmalarında 4 milyon ABD dolarına kadar olan uyuşmazlıklara kendiliğinden uygulanan hızlandırılmış usulde hedef, nihai kararın ilk dava yönetimi toplantısından itibaren altı ay içinde verilmesidir.
Bu rakamlar birbiriyle doğrudan karşılaştırılamaz. Kurumlar süreyi farklı yöntemlerle ölçer, ISTAC dosyalarının büyük kısmı iç tahkimdir ve LCIA ile ICC verileri daha büyük uyuşmazlıkları yansıtır: medyan uyuşmazlık değeri LCIA'da yaklaşık 4,6 milyon, ICC'nin yeni dosyalarında 5 milyon ABD dolarıdır. Hiçbiri, çoğu bütçedeki en büyük kalemi, yani tarafların kendi avukatlık masraflarını içermez.
Tahkim yerinin gerçek fark yarattığı nokta, bu masrafların kaybeden taraftan geri alınıp alınamayacağıdır. 1996 Kanunu'nun 61. maddesine göre, hakem heyeti bunu uygun bulmadıkça veya taraflar aksini kararlaştırmadıkça yargılama giderleri davayı kaybeden tarafa yüklenir; 63. madde de makul olarak yapılmış masraflar için makul bir tutarın kabul edilmesini öngörür. MTUK'un 16. maddesine göre de taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça giderler haksız çıkan tarafa yüklenir; ancak giderlere dâhil edilen vekâlet ücreti, hakem heyetinin avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir ettiği tutardır ve bu tutar genellikle fiilen ödenen ücretin çok altındadır. Kurum kuralları bu durumu değiştirebilir: örneğin ISTAC Kuralları, tarafların hukuki temsil masraflarını tahkim giderlerine dâhil eder. İstanbul'da görülecek bir tahkimde masrafların tamamen geri alınmasını bekleyen taraflar bunu açıkça düzenlemelidir.
Tenfiz de kendi maliyetini ve süresini getirir. Tahkim yeri neresi olursa olsun, Türkiye'deki malvarlığına karşı icra, Türk mahkemesi harçları ve icra dairesi giderleri doğurur. İstanbul'da verilen bir karara karşı açılan iptal davası ise sonuçlanıncaya kadar icrayı durdurur.
8. Türkiye'de tahkim şartları en çok açıklık, şekil, yetki ve konu bakımından sorun yaratır
Türk mahkemeleri, tarafların tahkim iradesinin açık ve kesin olup olmadığını inceler. Sık karşılaşılan bazı yazım hataları bu gerekliliği tehlikeye atar.
Seçimlik yargı yolları. Uyuşmazlıkların "tahkim veya mahkemeler yoluyla çözülebileceğini" öngören bir şart, tarafların tahkim konusunda anlaşıp anlaşmadığını açık bırakır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tahkimi istisnai bir yol olarak görür ve tereddüde yer vermeyecek açıklıkta bir irade arar. Kurul, 1 Ekim 2025 tarihli kararında (E. 2024/653, K. 2025/584), tahkimi kabul etmekle birlikte mahkemelere de yetki tanıyan ifadelerin tahkimi kararlaştırılmış yöntem olarak ortaya koymadığına hükmetmiştir. Taraflardan birine seçim hakkı tanınması amaçlanıyorsa mekanizma özenle kaleme alınmalı ve imzadan önce Türk hukuku bakımından sınanmalıdır.
Çelişen yetki şartları. Türk sözleşmeleri sıklıkla belirli bir şehrin mahkemelerini ve icra dairelerini yetkili kılan standart bir hükümle biter. Bu hüküm herhangi bir açıklama olmaksızın tahkim şartıyla yan yana duruyorsa, sözleşmede birbiriyle çelişen iki yargı yeri seçimi var demektir. Hukuk Genel Kurulu, 15 Nisan 2026 tarihli kararında (E. 2025/6-382, K. 2026/262), uyuşmazlıkları dört kişilik bir hakem heyetine götüren, ancak sulhen çözülemeyen uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemelerini ve icra dairelerini de yetkili kılan bir inşaat sözleşmesini incelemiştir. Kurul, şartın açık ve kayıtsız şartsız bir tahkim iradesi içermediğine ve çift sayıdaki hakem heyetinin, hakem sayısının tek olmasını öngören HMK'nın 415. maddesine de aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme yetki şartı ya çıkarılmalı ya da açıkça geçici hukuki koruma tedbirleri ve hakem kararının tenfizi ile sınırlandırılmalıdır.
Şekil ve atıf. MTUK da HMK da yazılı şekil arar. Bu koşul üç yoldan biriyle karşılanır: taraflarca imzalanmış bir belge; elektronik ortam dâhil taraflar arasında teati edilen iletişim araçları; veya dava dilekçesinde ileri sürülen yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığına davalının cevap dilekçesinde itiraz etmemesi. Tahkim şartı içeren başka bir belgeye yapılan atıf, o şartı sözleşmenin parçası hâline getirmek amacıyla yapılmışsa geçerlidir.
Genel işlem koşulları. Tahkim şartı, taraflardan birinin çok sayıda sözleşmede kullanmak üzere önceden hazırladığı koşullar içinde yer alıyorsa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 20 ila 25. maddeleri gündeme gelebilir. 21. maddeye göre karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşulları, ancak karşı tarafa bunların varlığı hakkında açıkça bilgi verilmiş, içeriklerini öğrenme imkânı sağlanmış ve karşı taraf bunları kabul etmişse sözleşmenin kapsamına girer. 20. madde, her bir koşulun tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kaydın tek başına bu niteliği ortadan kaldırmayacağını ekler. Gerçekten müzakere edilmiş ve imzalı belgede açıkça görülen bir şart, bu itiraza daha az alan bırakır.
İmza yetkisi. TBK'nın 504. maddesinin üçüncü fıkrasına göre vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça hakeme başvuramaz. HMK'nın 74. maddesi de avukatın tahkim sözleşmesi yapabilmesi için açıkça yetki verilmesini arar. Türk şirketleri bakımından imza sirküleri ve imza için kullanılan vekâletname kontrol edilmelidir.
Tahkime elverişlilik. HMK'nın 408. maddesine göre taşınmazlar üzerindeki aynî haklardan veya iki tarafın iradesine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. MTUK'un 1. maddesi de Türkiye'deki taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıkları ve iki tarafın iradesine tabi olmayan uyuşmazlıkları kapsam dışında bırakır. Bu tür bir konuda verilen hakem kararının Türkiye'de tenfizi MÖHUK'un 62. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca reddedilebilir.
Yabancılık unsuru. MTUK, tahkim yeri Türkiye olan ve yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklara uygulanır; 2. madde bu unsuru geniş tanımlar. Aşağıdakilerden herhangi birinin varlığı yeterlidir:
- tarafların yerleşim yerlerinin, olağan oturma yerlerinin veya işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması;
- asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bir bölümünün ifa edileceği yerin veya uyuşmazlık konusunun en çok bağlantılı olduğu yerin, tarafların bulunduğu devletten başka bir devlette olması;
- sözleşmenin tarafı olan bir şirketin ortaklarından birinin yabancı sermayeyi teşvik mevzuatına göre yabancı sermaye getirmiş olması veya sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından sermaye sağlanmasına yönelik kredi ya da güvence sözleşmeleri yapılmasının gerekmesi; veya
- sözleşmenin bir ülkeden diğerine sermaye veya mal geçişini gerçekleştirmesi.
Bu nedenle Birleşik Krallık merkezli bir grubun Türkiye'deki bağlı şirketi, Türk bir karşı tarafla sözleşme yaptığında bile milletlerarası tahkim rejimine tabi olabilir. Yabancılık unsuru yoksa HMK'nın iç tahkime ilişkin hükümleri uygulanır.
9. Türk mahkemesi şartı ancak zamanında ileri sürülürse uygular
Geçerli bir tahkim şartı, karşı tarafın Türkiye'de dava açmasını engellemez. Davalının şartı ileri sürmesi gerekir.
MTUK'un 5. maddesine göre tahkim itirazı, HMK'nın ilk itirazlara ilişkin hükümlerine tabidir. HMK'nın 116. maddesi tahkim itirazını ilk itirazlar arasında sayar; 117. madde ise ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesini zorunlu kılar, aksi hâlde bunlar dinlenmez.
Cevap dilekçesi kural olarak dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilir. Mahkeme bir defaya mahsus ek süre verebilir; ancak bunun için ek süre talebinin bu iki haftalık süre içinde yapılması gerekir. Yabancı bir davalı için bu takvim, Türk avukat görevlendirmek, sözleşme belgelerini toplamak ve itirazı hazırlamak için çok az zaman bırakır.
İtiraz zamanında ileri sürülürse mahkeme, tahkim anlaşması hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız olmadıkça itirazı kabul eder. Ardından davayı usulden reddeder.
MTUK'un 1. maddesine göre 5. ve 6. maddeler, tahkim yeri Türkiye dışında olduğunda da uygulanır. Dolayısıyla tahkim yeri Londra olan bir sözleşme nedeniyle Türkiye'de dava edilen Birleşik Krallık merkezli bir taraf, itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmelidir. Bu noktanın kaçırılması, şarta rağmen uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde kalmasına yol açabilir.
10. Geçici hukuki koruma, malvarlığının bulunduğu yerde planlanmalıdır
Tahkim şartı, özellikle malvarlığının kaçırılabileceği durumlarda, mahkemeden acil tedbir alınması ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
MTUK'un 6. maddesine göre tahkim yargılamasından önce veya yargılama sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istenmesi tahkim anlaşmasına aykırılık oluşturmaz. 1. madde nedeniyle bu kural tahkim yeri Türkiye dışında olduğunda da uygulanır. Dolayısıyla tahkim yeri Londra olan bir tahkimin tarafı, Türkiye'deki malvarlığına karşı tedbir için yetkili Türk mahkemesine başvurabilir.
Tahkim yeri Türkiye olan milletlerarası tahkimde, mahkemeden böyle bir tedbir elde eden taraf 30 gün içinde tahkim davasını açmak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden ortadan kalkar. Tahkim yeri yurt dışındaysa, genel Türk usul ve icra mevzuatındaki süreler karar verildiği anda kontrol edilmelidir.
Tahkim yeri Türkiye olan hakem heyeti de geçici hukuki koruma kararı verebilir. Ancak MTUK'un 6. maddesine göre icra organları tarafından icrası veya diğer resmî makamlarca yerine getirilmesi gereken ya da üçüncü kişileri bağlayan tedbir kararları veremez.
İngiltere'de 1996 Kanunu'nun 44. maddesi, acil durumlarda mahkemeye tahkimi desteklemek amacıyla delillerin veya malvarlığının korunmasına yönelik kararlar verme yetkisi tanır. 2025 Kanunu, bu yetkilerin taraflar veya başka herhangi bir kişi bakımından kullanılabileceğini teyit etti.
2025 Kanunu ayrıca 41A maddesini ekledi. Kurum kuralları uyarınca atanan bir acil durum hakemi bir karar verir ve taraflardan biri haklı bir sebep olmaksızın bu karara uymazsa, acil durum hakemi bir kesin emir (peremptory order) verebilir. Mahkeme bu emri 42. madde uyarınca icra ettirebilir.
Londra'daki bir acil durum hakeminin verdiği kararın Türkiye'de icra edilebilir bir yabancı hakem kararı olarak kabul edilmesi düşük bir ihtimaldir. MÖHUK'un tenfize ilişkin hükümleri, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan hakem kararlarına yöneliktir. Türkiye'deki malvarlığı bakımından pratik yol, genellikle Türk mahkemesine doğrudan başvurmaktır. Sınır ötesi dolandırıcılık, varlık takibi ve dondurma stratejisi yazımız bu araçların ülkeler arasında nasıl koordine edildiğini ele alır.
11. Hakemler iki sistemde de tarafsızlık ve bağımsızlıklarını etkileyebilecek durumları açıklamak zorundadır
2025 Kanunu'nun 1996 Kanunu'na eklediği 23A maddesi, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi'nin Halliburton v Chubb kararında kabul ettiği açıklama yükümlülüğünü kanunlaştırır. Hakemler ve olası bir atama için kendilerine başvurulan kişiler, tarafsızlıkları hakkında makul olarak haklı şüpheler doğurabilecek durumları, makul olarak bilmeleri gerekenler dâhil, açıklamak zorundadır.
MTUK'un 7. maddesi de tahkim yeri Türkiye olan milletlerarası tahkimde benzer bir yükümlülük öngörür; ret talebi kural olarak ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Türkiye–Birleşik Krallık uyuşmazlıklarında tekrarlanan atamalar, iki ülkedeki hukuk bürolarıyla bağlantılar ve finansörlerle ilişkiler özel dikkat gerektirir. Finansman konusu, uluslararası tahkimde üçüncü taraf finansmanı rehberimizde ele alınmaktadır.
12. Özet usulde karar ve daralan itiraz imkânları Londra'daki stratejiyi değiştirir
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yeri İngiltere olan bir hakem heyeti, başarı ihtimali gerçekçi olmayan bir talep, savunma veya meseleyi artık özet usulde karara bağlayabilir (39A maddesi). 2026 tarihli ICC Kuralları da benzer bir erken karar usulü öngörür.
Yetkiye ilişkin itirazlar da daraltıldı. Mahkeme, hakem heyetinin zaten karar verdiği bir yetki sorununu ön sorun olarak çözmez (32. madde); değişik 67. maddeye göre de kararı ancak heyete geri göndermenin uygun olmadığı durumlarda iptal edebilir. Mahkeme kuralları artık, tahkime katılmış bir tarafın mahkeme önünde yeni itiraz sebepleri veya yeni deliller ileri sürmesini ya da delillerin yeniden incelenmesini, sınırlı istisnalar dışında engelleyebilir. İtirazlar için öngörülen 28 günlük süre, tahkim içindeki inceleme süreçlerini ve esaslı düzeltmeleri hesaba katan esas alınacak tarihten itibaren işler.
Türk bir davalı bakımından pratik sonuç, Londra tahkimine yönelik yetki itirazlarının hakem heyeti önünde eksiksiz olarak geliştirilmesi gerektiğidir.
13. Tahkim öncesi adımların belirli bir bitiş noktası olmalıdır
Birçok Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmesi, özellikle uzun vadeli tedarik, enerji ve inşaat ve altyapı projelerinde, tahkimden önce müzakere veya arabuluculuk öngörür.
Emirates Trading Agency v Prime Mineral Exports kararında Commercial Court, uyuşmazlıkları dostane görüşmelerle çözmeye çalışmaya yönelik süreli bir yükümlülüğü icra edilebilir bulmuştur. Republic of Sierra Leone v SL Mining kararında ise aynı mahkeme, tahkim öncesi bir adıma uyulmamasının talebin kabul edilebilirliğine ilişkin olduğuna hükmetmiştir. Bu, hakem heyetinin karar vereceği bir meseledir ve heyetin 67. madde kapsamındaki yetkisini etkilemez.
Taraflar, bir Türk mahkemesinin aynı şartı aynı şekilde değerlendireceğini varsaymamalıdır. Kademeli adımlar; belirli bir süreye, açık bir başlangıç noktasına ve sürenin uzlaşma olmadan dolması hâlinde ne olacağını açıkça belirten bir hükme sahip olduğunda daha iyi işler. Anlaşmaya varılana kadar iyi niyetle müzakere etme yükümlülüğü gibi ucu açık ifadeler, uyuşmazlık çözümü şartının kendisi hakkında yeni uyuşmazlıklar doğurmaya yatkındır.
14. Mevcut sözleşmeler yeni kurala göre okunur
6A maddesi ne zaman yapılmış olursa olsun tüm tahkim anlaşmalarına uygulandığından, mevcut Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmeleri, özellikle tahkim yeri Londra olup asıl sözleşmesi Türk hukukuna tabi olanlar, gözden geçirilmelidir.
Bu incelemede şu sorular sorulmalıdır:
- şart bir tahkim yeri belirliyor mu, yoksa yalnızca duruşma yeri olarak okunabilecek bir şehir mi anıyor;
- tahkim anlaşmasının kendisine uygulanacak hukuku belirtiyor mu;
- sözleşmenin başka bir yerindeki mahkeme yetki şartıyla çelişiyor mu;
- garanti sözleşmeleri, pay devir sözleşmeleri ve yan mektuplar gibi bağlantılı sözleşmeler uyumlu uyuşmazlık çözümü şartları içeriyor mu;
- Türk şirket adına imza atan kişinin tahkim konusunda anlaşmaya yetkisi var mıydı; ve
- sözleşmenin Türkçe bir metni varsa şart tutarlı biçimde tercüme edilmiş mi ve hangi dil esas alınacak.
Cevaplar belirsizse, uyuşmazlık çıkmadan önce imzalanacak kısa bir değişiklik veya yan mektup, şartı daha sonra dava konusu yapmaktan genellikle çok daha az maliyetlidir.
15. İki sistemde de işleyen bir şart
Bir Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmesi için işlevsel bir tahkim şartı genellikle şu noktaları ele alır:
- Kapsam: sözleşmeden doğan veya sözleşmeyle bağlantılı uyuşmazlıklar; sözleşmenin varlığı, geçerliliği ve sona ermesine ilişkin sorular ile sözleşme dışı talepler dâhil.
- Tahkim yeri: yalnızca duruşma yeri olarak değil, açıkça tahkim yeri olarak belirlenmiş bir şehir ve ülke.
- Kurum ve kurallar: kurumun ve kurallarının tam adı.
- Tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuk: asıl sözleşmenin hukukundan ayrı olarak açıkça belirtilmiş.
- Hakem heyeti: bir veya üç hakem ve atama usulü.
- Dil: tahkimin dili ve iki dilli sözleşmelerde hangi metnin esas alınacağı.
- Süre: tahkim yeri İstanbul ise nihai karar için öngörülen süre ve bu sürenin nasıl uzatılabileceği.
- Gizlilik: tahkim yeri veya kurallar öngörmüyorsa açık bir gizlilik yükümlülüğü.
- Masraflar: özellikle tahkim yeri İstanbul ise tarafların makul avukatlık masraflarının geri alınıp alınamayacağı.
- Mahkeme desteği: Türkiye, İngiltere veya başka bir yerde mahkemelerden geçici hukuki koruma istenebileceğinin teyidi.
- Usule ilişkin tercihler: acil durum hakemi hükümlerinin ve özet usulde kararın uygulanıp uygulanmayacağı, dışlanıp dışlanmayacağı veya uyarlanıp uyarlanmayacağı.
- Bağlantılı sözleşmeler: kuralların izin verdiği ölçüde üçüncü kişilerin tahkime katılmasını veya tahkimlerin birleştirilmesini mümkün kılmak için garanti ve yan sözleşmelerde tutarlı şartlar.
- Tutarlılık: çelişen mahkeme yetki şartlarının çıkarılması veya daraltılması.
Yalnızca örnek olması amacıyla, bu noktaları ele alan ve tahkim yeri Londra olan bir şartın özü şöyle olabilir:
İşbu Sözleşme'den doğan veya işbu Sözleşme ile bağlantılı olan, Sözleşme'nin varlığı, geçerliliği, yorumu, ifası veya sona ermesine ilişkin her türlü sorun ile sözleşme dışı uyuşmazlıklar dâhil tüm uyuşmazlıklar, tahkimin başlatıldığı tarihte yürürlükte olan [tahkim kurallarının adı] uyarınca tahkim yoluyla nihai olarak çözülecektir. Tahkim yeri Londra, İngiltere'dir. Hakem heyeti üç hakemden oluşur. Tahkimin dili İngilizcedir. İşbu tahkim anlaşması, varlığı, geçerliliği ve kapsamı dâhil olmak üzere İngiliz hukukuna tabidir. İşbu şart, taraflardan birinin geçici veya koruyucu tedbirler için yetkili bir mahkemeye başvurmasına engel değildir.
Bu tür bir metin; kuruma, işleme ve tenfizin muhtemelen yapılacağı yere göre uyarlanmalıdır. Tahkim yeri İstanbul ise karar süresi ve avukatlık masraflarının geri alınması düzenlenmeli, seçilen kurallar öngörmüyorsa gizlilik de eklenmelidir.
Aynı noktalar, yapay zekâ kaynaklı uyuşmazlıklar ve tahkim şartları yazımızda ele aldığımız teknoloji sözleşmelerinde de karşımıza çıkar. Londra tahkim şartlarının yaygın olduğu sigorta ve reasürans programlarında da aynı sorular gündeme gelir; bunları Türkiye–Londra reasürans uyuşmazlıkları yazımızda inceledik.
Sonuç
Tahkim şartı, bir Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmesinin yalnızca ticari ilişki bozulduğunda kullanılan bölümüdür. O noktada en az iki hukuk sisteminde aynı anda işlemesi gerekir.
İngiliz hukuku, 1 Ağustos 2025'ten bu yana önce şart için açıkça yapılmış bir hukuk seçimine, sonra tahkim yerinin hukukuna bakıyor. Türk hukuku, tahkim yeri Türkiye olan milletlerarası tahkimde benzer bir yapıyı zaten uyguluyordu. Türk tenfiz kuralları da taraflar başka bir seçim yapmamışsa kararın verildiği ülkenin hukukuna bakar.
Bu yakınlaşma yararlıdır; ancak eksiktir ve şartın özenle kaleme alınmasını gereksiz kılmaz. Tahkim yeri, kurum, şarta uygulanacak hukuk, mahkeme yetkisinin nasıl ele alınacağı ve imzalayan kişinin yetkisi; nihai tenfizin yapılacağı yer göz önünde tutularak sözleşmenin hazırlanması aşamasında belirlenmelidir.
İmzalanmış sözleşmeler bakımından soru, şartın tarafların beklediği sonucu hâlâ verip vermeyeceğidir. Şartı bugün gözden geçirmek, yarın bir yetki uyuşmazlığıyla uğraşmaktan daha az maliyetlidir.
Terziolu & Partners Nasıl Yardımcı Olabilir
Terziolu & Partners; Türkiye–Birleşik Krallık sözleşmelerinde tahkim şartlarının hazırlanması ve incelenmesi, Türk mahkemeleri önünde tahkim itirazları, Türkiye'deki malvarlığına karşı geçici hukuki koruma tedbirleri ve yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tenfizi dâhil olmak üzere, Türk hukukuna tabi ve sınır ötesi uyuşmazlık çözümü konularında danışmanlık vermektedir.
İki ülke arasındaki işlemler ve uzun vadeli ticari ilişkiler bakımından uluslararası ticaret ve yatırım alanındaki çalışmalarımız, uyuşmazlık çözümü şartını sözleşme yapısının bir parçası olarak ele alır. Bu çalışma, Türkiye–Birleşik Krallık pazarına giriş rehberimizde ele alınan sorularla birlikte yürür.
İngiliz hukuku, Londra'da tahkim yeri veya İngiliz mahkemelerindeki yargılamalar söz konusu olduğunda strateji, sınır ötesi hukuki koordinasyon yoluyla ilgili ülkede yetkin avukatlarla birlikte İstanbul ile Londra arasında koordine edilebilir. Mevcut bir tahkim şartını incelemek veya yeni bir sözleşmenin uyuşmazlık çözümü hükümlerini görüşmek için bizimle iletişime geçin.
Seçilmiş Mevzuat, İçtihat ve Kaynaklar
Türkiye
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu: madde 1 (kapsam; tahkim yeri yurt dışında olduğunda 5. ve 6. maddelerin uygulanması dâhil), madde 2 (yabancılık unsuru), madde 4 (tahkim anlaşmasının şekli ve uygulanacak hukuk), madde 5 (tahkim itirazı), madde 6 (ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz), madde 7 (hakem sayısı, açıklama yükümlülüğü ve hakemin reddi), madde 10 (tahkim davasının açılması, tahkim süresi ve dil), madde 15 (iptal davası ve icra edilebilirlik) ve madde 16 (hakem ücreti ve yargılama giderleri).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: madde 74 (vekilin özel yetkisi), madde 116 ve 117 (ilk itirazlar), madde 127 ve 317 (cevap süresi), madde 408 (tahkime elverişlilik), madde 412 (tahkim sözleşmesi), madde 413 (tahkim itirazı) ve madde 415 (hakem sayısının tek olması).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.10.2025, E. 2024/653, K. 2025/584: tahkim anlaşmasının varlığı için tereddüde yer vermeyecek açıklıkta bir irade gerekir; mahkemelere de yetki tanıyan ifadeler yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.04.2026, E. 2025/6-382, K. 2026/262: uyuşmazlıkların hakemlerce, olmadığı takdirde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerince çözüleceğini öngören şart geçersizdir; çift sayıda hakem HMK'nın 415. maddesine aykırıdır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun: madde 57 (yerine getirme ve kanun yolu), madde 60 ila 62 (yabancı hakem kararlarının tenfizinde yetkili mahkeme, dilekçe ve ret sebepleri) ve madde 63 (tanıma).
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: madde 20 ila 25 (genel işlem koşulları) ve madde 504 (vekâletin kapsamı).
6570 sayılı İstanbul Tahkim Merkezi Kanunu: ISTAC'ın kuruluşu ve görevleri.
ISTAC Tahkim ve Arabuluculuk Kuralları: varsayılan tahkim yeri, gizlilik, acil durum hakemi ve hızlandırılmış tahkim.
ISTAC Örnek Tahkim Şartı: örnek şart ile tahkim yeri, dil, hakem sayısı ve uygulanacak hukuka ilişkin isteğe bağlı ekler.
Birleşik Krallık
Arbitration Act 2025: madde 1 (yeni 6A maddesi), madde 2 (açıklama yükümlülüğü), madde 3 ve 4 (hakemin sorumsuzluğu), madde 5 ila 12 (yetki, yargılama giderleri, özet usulde karar, acil durum hakemleri, mahkemenin yetkileri ve itirazlar) ve madde 17 (yürürlük ve geçiş hükmü).
Arbitration Act 2025 (Commencement) Regulations 2025, SI 2025/905: 1 Ağustos 2025 yürürlük tarihi.
Arbitration Act 1996: madde 7 (tahkim anlaşmasının bağımsızlığı), madde 44 (mahkemenin tahkimi destekleyici yetkileri), madde 61 ve 63 (yargılama giderleri), madde 67 ila 70 (itirazlar ve süreler) ve madde 100 ila 103 (New York Sözleşmesi kapsamındaki kararlar).
İngiltere ve Galler Hukuk Komisyonu, 1996 Tahkim Kanunu'nun Gözden Geçirilmesi: 2025 Kanunu'na yol açan çalışma.
Temel İngiliz İçtihatları
Enka Insaat Ve Sanayi AS v OOO Insurance Company Chubb [2020] UKSC 38: 2025 Kanunu'ndan önce tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuk.
Kabab-Ji SAL (Lebanon) v Kout Food Group (Kuwait) [2021] UKSC 48: New York Sözleşmesi ölçütü bakımından genel hukuk seçimi kaydının tahkim anlaşmasına uygulanacak hukukun belirtisi sayılması.
Halliburton Co v Chubb Bermuda Insurance Ltd [2020] UKSC 48: hakemlerin tarafsızlığı ve açıklama yükümlülüğü.
Emmott v Michael Wilson & Partners Ltd [2008] EWCA Civ 184: İngiliz tahkiminde zımni gizlilik yükümlülüğü.
Emirates Trading Agency LLC v Prime Mineral Exports Private Ltd [2014] EWHC 2104 (Comm): tahkimden önce müzakereye yönelik süreli yükümlülüğün icra edilebilirliği.
Republic of Sierra Leone v SL Mining Ltd [2021] EWHC 286 (Comm): tahkim öncesi şartların kabul edilebilirlik meselesi olarak nitelendirilmesi.
Uluslararası ve Kurumsal Kaynaklar
New York Sözleşmesi, akit devletlerin durumu (UNCITRAL): Türkiye'nin 1992'deki katılımı ve beyanları.
LCIA Tahkim Kuralları 2020: madde 9B (acil durum hakemi), madde 16 (tahkim yeri ve tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuk) ve madde 30 (gizlilik).
ICC Tahkim Kuralları 2026: madde 12(8) (hakemlerin gizlilik yükümlülüğü), madde 19 (tahkim yeri), madde 30 (erken karar), hızlandırılmış usul ve Ücret Tarifesi; 1 Haziran 2026'dan itibaren yürürlükte.
ICC Uyuşmazlık Çözümü 2025 İstatistikleri: 2025'te nihai kararla sonuçlanan ICC tahkimlerinin süresi.
LCIA Tahkim Masrafları Tarifesi (2023): kayıt ücreti, idari ücretler ve hakemlerin saat ücretleri.
LCIA Maliyet ve Süre Analizi 2024: 2017 ile 2024 arasında nihai kararla sonuçlanan LCIA tahkimlerinin medyan maliyeti ve süresi.
ISTAC 2025 İstatistikleri: ISTAC tahkimlerinin 2025'teki dosya sayısı ve süreleri.
İlgili Yazılar
- Uyuşmazlık Çözümü
Türkiye'de Yabancı Mahkeme Kararlarının ve Hakem Kararlarının Tenfizi
Yabancı mahkeme kararları ve hakem kararları Türkiye'de kendiliğinden icra edilemez. Alacaklılar, yatırımcılar ve uluslararası işletmeler; yurt dışında dava açmadan ya da Türkiye'deki mal varlığından tahsilat aramadan önce tanıma ve tenfiz sürecini anlamalıdır.
- Sigorta
Türkiye–Londra Reasürans Uyuşmazlıkları: Uygulanacak Hukuk, Birleştirme ve Follow-the-Settlements İlkesinin Sınırları
Türkiye'de meydana gelen bir zarar Türk hukukuna tabi bir poliçeyle sigortalanmış, İngiliz hukukuna tabi olarak Londra piyasasında reasüre edilmiş olabilir. Zarar reasürans katmanına ulaştığında belirleyici sorular, sigortalı olayın kendisinden çok uygulanacak hukuk, sulh yetkisi, birleştirme, dağıtım ve tahkim olabilir.
- Uyuşmazlık Çözümü
Yapay Zekâ Kaynaklı Uyuşmazlıklar ve Tahkim Şartları: Teknoloji Sözleşmeleri İçin Hukuki Rehber
Yapay zekâ sözleşmeleri yalnızca uyum hükümleri değil, bir uyuşmazlık mimarisi gerektirir. Yapay zekâ sistemleri geliştiren, tedarik eden veya bunlara yatırım yapan şirketler; veri, çıktı, fikrî mülkiyet, gizlilik, performans ve sorumluluk uyuşmazlıklarının nasıl çözüleceğini, sistem iş açısından kritik hâle gelmeden önce belirlemelidir.
- Uyuşmazlık Çözümü
Uluslararası Tahkimde Üçüncü Taraf Finansmanı: Talep Sahipleri, Yatırımcılar ve Şirketler İçin Stratejik Hukuki Rehber
Üçüncü taraf finansmanı uluslararası tahkimin ekonomisini dönüştürebilir. Talep sahipleri, yatırımcılar ve şirketler için finansman; haklı talepleri açabilir, likiditeyi koruyabilir ve riski kaydırabilir, ancak açıklama, çıkar çatışması, kontrol, gizlilik, teminat, uzlaşma stratejisi, etik ve tenfiz meselelerini de gündeme getirir.